Prof. Dr. Mehmet AĞIRBAŞLI'nın kaleminden

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI VE MADEN SULARI

Bireyin sadece yaşam süresi değil yaşam kalitesini de arttırmak, sağlıkla ilgili önerilerde bulunmanın temel amaçlarındandır. Sağlık profesyonellerinin vereceği eğitim ve danışmanlık toplumsal sağlığın güçlenmesinde, kronik hastalıkların önlenmesinde, bireylerin farkındalıklarında ve dolayısıyla yaşam kalitesinin yükselmesinde kullanılabilecek önemli bir araçtır. Kalp ve damar hastalıkları gibi kompleks hastalıklar, diyetin yanı sıra, genetik, çevresel, yaşam koşulları, sosyal kültür ve bölgesel özelliklerden önemli şekilde etkilenmektedir. Topluma sunulan beslenme önerileri bu itibarla, sadece, yabancı dilde sunulmuş uluslararası literatürü değil aynı zamanda ülkelere ait doğal zenginlikleri ve değişkenleri içermelidir. Bu kısa derlemenin belki de en önemli amacı, ülkemize ait önemli bir doğal zenginlik kaynağı olan, toplumumuzun beslenme kültüründe yeri olan, maden sularının tüketimiyle ilgili var olan önerileri kısaca gözden geçirmek ve  bireylere önerilerde bulunan sağlık profesyonellerine ve ilgilenenlere bilgi sunmaktır.

 

Kalp ve Damar Hastalıkları ve Bazı Önemli Sebepleri

 

Tüm dünyada ve ülkemizde ölümlerin ve işgücü kaybının en önemli nedeni kalp ve damar hastalıklarıdır. Kalp hastalığı gibi kronik hastalıklar genellikle yavaş ilerleyen, düzenli ve sürekli tedavi, bakım ve izlem gerektiren uzun dönemli sağlık sorunlarıdır. Üstelik hem bireye ve ailelere hem de toplumlara önemli ekonomik yük getirmektedir.

 

Kronik kalp hastalıklarının temelinde genellikle genetik, beslenme bozuklukları ve yetersiz fiziksel aktivite azlığına bağlı risk faktörleri yer alır.1 Koroner atardamar (arter) hastalıkları ve damar tıkanıklığı erkeklerde kadınlardan daha sık görülmektedir. Fakat menopoz sonrası, koruyucu hormonal yapı azaldığından dolayı kadınlarda damar tıkanıklığı hastalıklarına yatkınlık erkeklerle eşit seviyeye gelmektedir. Yaşın ilerlemesi kalp hastalıkları riskini arttırmaktadır. Çocukluk çağında ilk işaretlerini veren, damar duvarında başlayan bozulma zamanla ve risk faktörleriyle birlikte ilerleyerek genel olarak, ortalama ellili yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Ancak, yaş daha da ilerledikçe, koroner atar damar hastalığına yakalanma oranı artmaktadır.

 

Koroner atardamar hastalığında risk faktörleri arasında diyabet veya şeker hastalığı başta gelir. Bu hastalarda damar tıkanıklığı gelişme riski normal bireylere göre çok daha fazladır. Diyabet vücuttaki tüm damarların yapısını bozarak sadece kalp hastalığı değil böbrek yetmezliği, felç, görme kaybı, çevresel (periferik) damar hastalığı gibi durumlara yol açabilir.

Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) aynı şekilde yaygın ve kontrolü zor bir risk faktörüdür. Tansiyon yüksekliği bazı belirtilerle kendini gösterebilirse de genellikle herhangi bir şikâyete yol açmaz. Bu nedenle toplumsal kontrolü oldukça zordur ve kontrol altına alınmadığında ciddi hastalıklara zemin hazırlayarak hayati tehlikelere neden olabilir.

 

Koroner atardamar hastalığında risk faktörleri arasında, diyabet veya şeker hastalığı başta gelir. Bu hastalarda damar tıkanıklığı gelişme riski normal bireylere göre çok daha fazladır. Şöyle ki, tüm diyabet hastalarının, aynı zamanda kalp damar hastası olduğu kabul edilmektedir. Diyabet vücuttaki tüm damarların yapısını bozarak sadece kalp hastalığı değil böbrek yetmezliği, felç, görme kaybı, çevresel (periferik) damar hastalığı gibi durumlara yol açabilmektedir.

 

Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) aynı şekilde yaygın ve kontrolü zor bir risk faktörüdür. Tansiyon yüksekliği bazı belirtilerle kendini gösterebilirse de genellikle herhangi bir şikâyete yol açmaz. Bu nedenle toplumsal kontrolü oldukça zordur ve kontrol altına alınmadığında ciddi hastalıklara zemin hazırlayarak hayati tehlikelere neden olabilmektedir.

 

Tetikleme mekanizması ve gelişim süreci henüz görece daha az bilinen ama önemi kabul görmüş bir diğer risk faktörü çağımızın hastalığı olan strestir. Yapılan çalışmalar yoğun iş temposu ve stresin kalp hastalıklarının gelişimini ve kalp krizini tetiklediğini göstermiştir. Stres anında kanda, adrenerjik hormonların[1] aşırı salınımının tansiyonun yükselmesine de neden olduğu ve kalp krizini tetikleyebildiği bilinmektedir. Stres, damar duvarı hastalıklarına sebep olan başka çevresel risk faktörlerinde de belirleyici olabilir. Aktivite azlığı ile kendini gösteren hareketsiz (sedanter) yaşam, kötü beslenme, obezite, sigara ve alkol bağımlılığı bu faktörlerden bazılarıdır.

 

Kalp ve damar hastalıklarında risk faktörleri arasında yüksek kolesterol düzeyleri de vardır. Kolesterol, vücutta safra, D vitamini, hormonlar gibi bileşenlerin üretiminde kullanılan, hücre zarının önemli bir bileşenidir. Yağ benzeri madde olan kolesterol miktarı ve kan basıncı değerleri kalp krizi riskini belirlemede kullanılır. Kolesterolün bir kısmı vücutta üretilir, hücrenin temel bileşenidir. Bir kısmı da gıdalarla alınır. Önemli olan vücudun ihtiyacı olan kolesterolün kanda belli bir seviyede tutulmasıdır. Kanda gereğinden fazla kolesterolün olması dokularda birikmesine, sonuç olarak da damar çeperlerinde daralmaya ve zamanla damar tıkanıklığına, dolayısıyla kalp krizi ve inme gibi rahatsızlıklara neden olur. Kan basıncının yükselmesi ise kalbe fazladan yük binmesine, kalp yetmezliği ve felçlere yol açabilir.

Mineral Dengesinin Önemi ve Mineral Kaynağı Doğal Maden Suyu

 

Dünya genelinde başta kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon, kanserler, diyabet, inme ve kronik solunum yolu hastalıkları olmak üzere kronik hastalıkların, insan sağlığına yönelik önde gelen bir tehdit olduğu bildirilmektedir. Mineral dengesi kan basıncının korunmasında da oldukça önemlidir. Burada tek bir mineralden ziyade, mineral dengesinin korunması önemlidir. Örneğin, vücut sağlığı ve elektrolit dengesi için önemli makro-minerallerden olan sodyum kan basıncını yükseltir, potasyum ve magnezyum gibi mineraller ise düşürür.2-5 Bu makro mineraller, insanların nispeten büyük miktarlarda -günde en az 100 miligram (mg)- tüketmesi gereken minerallerdir. Magnezyum, temel makro minerallerden biridir. Magnezyum, vücuttaki birçok biyokimyasal reaksiyona katılır. Magnezyumun faydaları arasında egzersiz performansını arttırması, sinir sistemi ve depresyon üzerinde olumlu etkileri, tip 2 diyabete karşı faydaları, iltihaplanmayı önleyici (antiinflamatuvar) etkileri bulunur.2-5 Kalp krizinden hemen sonra magnezyum alan kişilerin ölüm riskinin daha düşük olduğu rapor edilmiştir. Doktorlar magnezyumu kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik (aritmi) veya anormal kalp ritmi riskini azaltmak için “kalp yetmezliği” olarak da adlandırılan konjestif kalp yetmezliği (KKY) tedavisi sırasında kullanırlar. Artan magnezyum alımı, bir kişinin kardiyovasküler (kalp-damar) olaylar ve felç riskini azaltabilir.6 Magnezyumdaki günlük artışlarla kardiyovasküler olayların belirgin şekilde azaldığı bildirilmiştir.6

 

Aynı şekilde potasyum ve kalsiyum maden suyunda bulunan ve sağlığa faydaları bilinen makro minerallerdendir.2-5 Maden sularında tüketim miktarı gözetilmesi gereken sodyumun yanı sıra, magnezyum, potasyum ve kalsiyumun faydalı doğal mineraller de vardır. Günde bir şişe maden suyu ve yeterli sıvı tüketimi stres ve kardiyovasküler risk faktörlerine olumlu etkilerde bulunabilmektedir.7 Sodyum da elektrolit dengesini sağlamak için önemli minerallerden biridir. Normalde sağlıklı kişilerde günde 5 gramdan fazla sodyum tüketilmemesi, hipertansiyon hastalarında bu miktarın 2,5 gramın üstüne çıkmaması önerilmektedir Yüksek tansiyon ve kalp yetmezliği hastalarında sodyum tüketiminin sınırlandırılması önerilmektedir.1 Ancak bir şişe maden suyunda bulunan sodyum miktarı bu sınırların çok altında kalmaktadır. Maden suyunda bulunan elektrolitler kalp, kas ve sinir fonksiyonlarının düzenli çalışmasıyla ilişkilendirilmiştir. Maden suyu su-elektrolit dengesinin, asit-baz dengesinin korunması, kas-sinir, kemik ve diş sağlığı için mineral zenginliği açısından ve sindirimin kolaylaşması için faydalıdır.

 

Maden sularının sodyum miktarı kalp sağlığı açısından yaygın kullanımına karşı oluşan en büyük çekincedir. Ancak günlük sodyum tüketim miktarının belirlenmesi zordur ve çalışmalar çelişkili sonuçlar vermiştir. Yakın zamanda yapılan epidemiyolojik çalışmalar, üriner atılım ile ölçülen 2.000-6.000 mg sodyum alımı ile kardiyovasküler risk arasında önemli bir doğrusal ilişki göstermiştir.2 Ancak yüksek potasyum alımı ise daha düşük kardiyovasküler risk ile ilişkilendirilmiştir.2

 

Bu bulgular sodyum alımının azaltılmasını ve potasyum alımının arttırılmasını destekler. Ancak doz dengesini gözeterek makro-minerallerin birlikte kullanımı mineral dengesini sağlamak ve kardiyovasküler riski düşürmek için önemli olabilir. Sonuçta, elbette maden suları hiçbir hastalık için önerilen bir ilaç değildir. Ancak, insan sağlığına faydalı etkileri bulunan ama toksik de olabilen kullandığımız ilaçları düşünelim. Bu ilaçların faydalı veya toksik olmalarını belirleyen özellik doz ve dozajdır. Bu kural maden suları için de geçerlidir. Ölçüye uygun olarak tüketilen, mineral içeriği zengin doğal maden suları bu katkıyı sunabilir.7 Bu konuda hâlen klinik araştırma sonuçlarına ihtiyaç vardır.8 Örneğin yüksek kolesterol hastası olan erkekler üzerine yapılan bir çalışmada hastaların mineralli su tüketiminin kandaki kan yağları üzerindeki etkisi incelenmiştir.9 Hastalar 8 hafta boyunca belirli bir diyet ile günde 1,25 litre mineralli su tüketmiştir. Deney öncesi ve sonrası ölçülen kan değerleri kıyaslandığında, trigliserid değerinin %23 ve VLDL değerinin ise %31 azaldığı gözlemlenmiştir. Bazı çalışmalarda, total kolesterol, ve zararlı olarak kabul edilen LDL kolesterol değerlerinde önemli ölçüde azalmalar kaydedilmiştir.8,10

Bu çalışmalara ek olarak mineralli su tüketiminin ve sodyum ve karbonat içeriğinin hastaların kan basıncında uzun vade değişimini inceleyen yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.

 

Kronik bakım hastalarında maden suyunun diğer bir faydası yaşam kalitesine etkisidir. Kronik hastalığı olan bireyin tedavisi akut yahut alevlenme dönemlerinde hastanede yapılırken yaşam kalitesi gözetilmesi gereken bir konudur. Öte yandan bu hastaların asıl tedavi ve bakımı çoğunlukla evlerde yürütülmektedir. Örneğin kanser hastalarında kabızlık büyük sorundur ve kalp açısından da sakıncalıdır. Maden suyu tüketiminin kabızlığı önlemede faydalı olabileceği bildirilmiştir.11

 

Yakın zamanlı bir çalışma, fokal (belli bir bölgeyle sınırlı) tüberkülozlu hastalarda antitüberküloz tedavisine ek olarak mineralli suyun kullanılmasının hastalarda yaşam kalitesini arttırdığını göstermiştir.1,2

 

Sonuç olarak mineralli su özellikle yüksek kolesterol hastaları için kayda değer miktarda kolesterol artışını engelleme potansiyeli gösterir. Potasyum ve magnezyum içeriği yüksek takviye gıdaların, felç ve kalp riskini azalttığı bilinmektedir. Kalp ve damar hastalıkları gibi kompleks hastalıklar, diyetin yanı sıra, genetik, çevresel, yaşam koşulları, sosyal kültür ve bölgesel özelliklerden önemli şekilde etkilenmektedir. Topluma sunulan beslenme önerileri bu itibarla, sadece, yabancı dilde sunulmuş uluslararası literatürü değil aynı zamanda ülkelere ait doğal zenginlikleri ve değişkenleri içermelidir. Bu kısa derlemenin sunulan bilgilerin yanı sıra, toplumumuzun beslenme kültüründe yeri olan, maden sularının tüketimiyle ilgili yeni klinik çalışmalara ihtiyaç vardır. Önümüzdeki yıllarda yapılacak çalışmalar maden sularının içerisinde bulunan doğal minerallerin çağımızın hastalıkları olan lipid bozuklukları, tip 2 diyabet, obezite, metabolik sendrom, bağırsak hareketliliği (motilite) bozuklukları gibi hastalıklarda olumlu veya olumsuz etkilerini bize gösterebilecektir.

 

Kaynakça

  1. Raygor V, Khera A. New Recommendations and Revised Concepts in Recent Guidelines on the Management of Dyslipidemias to Prevent Cardiovascular Disease: the 2018 ACC/AHA and 2019 ESC/EAS Guidelines. Curr Cardiol Rep. 2020 Jul 9;22(9):87. doi: 10.1007/s11886-020-01331-z. PMID: 32647997.
  2. Ma Y, He FJ, Sun Q, Yuan C, Kieneker LM, Curhan GC, MacGregor GA, Bakker SJL, Campbell NRC, Wang M, Rimm EB, Manson JE, Willett WC, Hofman A, Gansevoort RT, Cook NR, Hu FB. 24-Hour Urinary Sodium and Potassium Excretion and Cardiovascular Risk. N Engl J Med. 2021 Nov 13. doi: 10.1056/NEJMoa2109794. Epub ahead of print. PMID: 34767706.
  3. Neal B, Wu Y, Feng X, Zhang R, Zhang Y, Shi J, Zhang J, Tian M, Huang L, Li Z, Yu Y, Zhao Y, Zhou B, Sun J, Liu Y, Yin X, Hao Z, Yu J, Li KC, Zhang X, Duan P, Wang F, Ma B, Shi W, Di Tanna GL, Stepien S, Shan S, Pearson SA, Li N, Yan LL, Labarthe D, Elliott P. Effect of Salt Substitution on Cardiovascular Events and Death. N Engl J Med. 2021 Sep 16;385(12):1067-1077. doi: 10.1056/NEJMoa2105675. Epub 2021 Aug 29. PMID: 34459569.
  4. Ingelfinger JR. Can Salt Substitution Save At-Risk Persons from Stroke? N Engl J Med. 2021 Sep 16;385(12):1137-1138. doi: 10.1056/NEJMe2112857. Epub 2021 Aug 29. PMID: 34459568.
  5. Zhao, Binghao et al. “The Effect of Magnesium Intake on Stroke Incidence: A Systematic Review and Meta-Analysis With Trial Sequential Analysis.” Frontiers in neurology 10 852. 7 Aug. 2019, doi:10.3389/fneur.2019.00852
  6. Fang X, Wang K, Han D, He X, Wei J, Zhao L, Imam MU, Ping Z, Li Y, Xu Y, Min J, Wang F. Dietary magnesium intake and the risk of cardiovascular disease, type 2 diabetes, and all-cause mortality: a dose-response meta-analysis of prospective cohort studies. BMC Med. 2016 Dec 8;14(1):210. doi: 10.1186/s12916-016-0742-z. PMID: 27927203; PMCID: PMC5143460.
  7. Esra Çapanoğlu, Beyza Vahapoğlu ve Senem Kamiloğlu ‘Maden Suyunun Sağlık Üzerindeki Etkileri’ adlı derleme, ‘Mucize İçecek Maden Suyu’ Kızılay Akademik Seri, 2020. Kızılar Kültür ve Sanat Yayınları.
  8. Costa-Vieira D, Monteiro R, Martins MJ. Metabolic Syndrome Features: Is There a Modulation Role by Mineral Water Consumption? A Review. Nutrients. 2019 May 22;11(5):1141. doi: 10.3390/nu11051141. PMID: 31121885; PMCID: PMC6566252.
  9. Zair Y, Kasbi-Chadli F, Housez B, Pichelin M, Cazaubiel M, Raoux F, Ouguerram K. Effect of a high bicarbonate mineral water on fasting and postprandial lipemia in moderately hypercholesterolemic subjects: a pilot study. Lipids Health Dis. 2013 Jul 18;12:105. doi: 10.1186/1476-511X-12-105. PMID: 23866694; PMCID: PMC3723885.
  10. Gabritchidze S, Karanadze N, Charkviani N, Chokhonelidze A. Mineral Water "Dzuguri" and Type 2 Diabetes Mellitus: Screening Results. Georgian Med News. 2021 May;(314):121-124.
  11. Bellini M, Tonarelli S, Barracca F, Rettura F, Pancetti A, Ceccarelli L, Ricchiuti A, Costa F, de Bortoli N, Marchi S, Rossi A. Chronic Constipation: Is a Nutritional Approach Reasonable? 2021 Sep 26;13(10):3386.
  12. Kaisinova A, Gerbekova D, Gusova B, Morozova T. Assessment Of Efficacy Of New Methods Of Sanatorium-Spa Treatment in Patients With Focal Pulmonary Tuberculosis Against The Dynamics Of Quality Of Lıfe Indicators. Georgian Med News. 2021 Jul-Aug;(316-317):124-128.

İlgili Makaleler

Prof. Dr. Bahattin YALÇIN'ın kaleminden

İyi Bir Vücut Kimyası ve Sağlıklı Yaşam İçin Maden Suyu İçin

Doç. Dr. Muhammet Emin ÇAM'ın kaleminden

Hayat Sağlıklıyken Daha da Güzel!

Uzm. Dr. Dilek ÇOBAN'ın kaleminden

Hayata Karşı Çok Daha Güçlü Durmak İçin Minerallerin Mucizesini Hayatınıza Dahil Edin!

Prof. Dr. Esra Çapanoğlu, Beyza Vahapoğlu ve Senem Kamiloğlu'nun kaleminden

Maden Suyu ile Çok Daha Sağlıklı Bir Sindirim Sistemine Sahip Olabilirsiniz!

Dr. Kerem KINIK'ın kaleminden

Mineralli Suların Şifa Kaynağı Olarak Geçmişten Günümüze Hayatımızdaki Yeri…

Maden suyuyla ilgili doğru bilinen yanlışlar

Uzm. Dr. Dilek ÇOBAN'ın kaleminden

Çocukların Sağlıklı Gelişiminde Doğal Kaynakların Rolünü Göz Ardı Etmeyin!

Uzm. Dr. Dilek ÇOBAN'ın kaleminden

Doğallığın Kaynağı Maden Suyunun İçeriğini Biliyor musunuz?

Uzm. Psikolog Sinem Büşra BEKÇİ'nin kaleminden

Uyku Bozukluğunuzun Nedeni Mineral Eksikliğiniz Olabilir