Prof. Dr. Birol SAYGI'nın kaleminden

HER YUDUMDA ZENGİNLİĞİN TADINI ÇIKARIN!

Maden Suyunun Zenginliğinin Arkasındaki Sır

 

Afyon ve dolayında, birbirinden tektonik dokanakla (iki kaya birimi arasındaki sınır) ayrılmış iki kayaç topluluğu mevcuttur. Bunlardan biri Sultandağları'nın kuzeybatıya devamını oluşturan "Toros Kuşağı" diğeri ise bunun kuzeyinde yer alan "İç Toros Kuşağı" birimleridir. Erzincan bölgesindeki kaya birimleri; fosil topluluğu, kaya yapısı, çökelti yapısı ve çökel ortamı ile fasiyes özellikleri (tortulun taşıdığı taşıl özelliklerin tümü) bakımından farklılıklar sunarlar. Bundan dolayı yöre jeolojik katmanları ''kuzey blok'' ve ''güney blok'' olmak üzere ikiye ayrılarak kurulmuştur. Kuzey Anadolu Fayı'nın oluşmasına ve gelişmesine paralel şekilde meydana gelen çukurluklar da farklı formasyonlardan oluşmuştur. Bu karmaşık jeolojik ve tektonik yapı Kızılay’ın maden sularının zengin özelliklerini belirlemektedir. Ve bu sebepledir ki Kızılay maden suyunda her yudum zenginlikle doludur.

 

Doğa bilimci Gaius Plinius Secundus (MS 23-79) “suların içinden aktıkları toprakla tamamen aynı olduğunu” belirtmiştir. Her maden suyu, bölgenin ve jeolojik koşullarının ayna görüntüsüdür. Doğal olarak kalsiyum içeren maden suları kireçtaşından gelir. Kireç taşından geçerken maden suyu da bikarbonatla zenginleşir. Ancak maden suyu alçı içeren kaya katmanlarından geçerse sülfatı emer. İlkel okyanuslardan gelen yeraltı tuz birikintilerinden akarak klorür ve sodyum ile zenginleştirilir.

 

Afyon ve Erzincan gibi volkanik mirasa sahip bölgelerde doğal karbonik asitli maden suyu oluşur. Karbonik asit, mineralleri çevreleyen kayadan çözme sürecini kolaylaştırır. Tektonik aktiviteler ayrıca yeraltı kaya kırıklarına neden olabilir ve bu da geçen suyun mineralleşmesini arttırır, mineralden zenginleşmesini sağlar. Su, yeraltı çatlaklı kaya yüzeyleri boyunca akarken daha yüksek derecede mineralizasyon vardır. Bu doğa harikası onlarca yıl içinde gerçekleşir.

 

Tüm maden suları birbirinden farklıdır. Her maden suyunun mineralizasyon derecesi ve türü, suyun süzüldüğü kayaların bileşimine ve katmanlarına bağlıdır. Türkiye’nin en popüler maden suyu Kızılay, benzersiz jeolojik profile sahip iki bölge olan Afyon ve Erzincan’daki kaynaklardan gelmektedir. Yeraltının derinliklerinde, yeryüzü yüzeyinden sızan yağışlar, eski volkanik aktivite nedeniyle mevcut olan karbonik asidi emer. Bu su daha sonra kalsiyum ve magnezyum içeren bir kireçtaşı kayası olan dolomit katmanlarından geçer. Bu jeoloji maden suyunun şişelendiği bölgelere özgüdür. Karbonik asit, aksi takdirde neredeyse çözünmeyen dolomitten değerli kalsiyum ve magnezyumu çözer ve bu şekilde olağanüstü kalitede maden suyunu oluşturur.

 

 

 

Suların Trafiğinin Düzenlenmesi

 

Sofra ve kaynak suyundan doğal maden suyuna kadar tüketicilere sunulan çok çeşitli sular bulunmaktadır. Ülkemizde, doğal maden suyunun, kaynak suyunun ve sofra suyunun nasıl temin edildiği ve bunların nasıl arıtıldığı, şişelendiği ve etiketlendiği belirleyen standartlar, yönergeler ve düzenlemeler bulunmaktadır.

 

Doğal maden suyunun katı bir şekilde düzenlenmiş birçok gereksinimi karşılaması gerekir. Çevresel kirleticiler ve kirlilikten korunan bir yeraltı su kaynağından gelmelidir. Sadece resmî olarak tanınan ve orijinalliği test edilen sular “doğal maden suyu” adını taşıyabilir. Onaylanmış saflığını korumak için, maden suyu doğrudan kaynağında tüketici kullanımına yönelik şişelenmektedir.

 

Adından da anlaşılacağı gibi, maden suyu sadece vücuda hidrasyon sağlamakla kalmaz, aynı zamanda vücut için temel besinler olan mineralleri sağlar. Vücudumuz bu gerekli mineralleri üretemez ve bu nedenle her gün yiyecek ve içecek yoluyla almamız gerekir. Doğal maden suyu, şişeye doldurulduğunda topraktan geldiği gibi orijinal ve saf durumda olmalıdır. Herhangi bir kimyasal madde, ilave mineral veya diğer su türlerini içeremez. Her maden suyunun saflığı ve orijinalliği düzenli denetimlerle kontrol edilmektedir.

 

Yağmurdan Su Nasıl Şişelenir?

 

Yüzlerce yıl boyunca doğal yağışlar toprağın üst katmanlarına nüfuz eder. Oradan, sonunda yolculuğunun en derin noktasına ulaşana kadar, farklı toprak altı ve kaya katmanlarından istikrarlı ve biteviye sızar. Farklı kaya katmanları, suyu doğal olarak filtreler ve arındırır. Aynı zamanda mineraller ve karbonik asit ile zenginleşir. Dış etkilerden korunan, ekonomik olarak önemli miktarda suyu depolayabilen ve yeterince hızlı taşıyabilen geçirimli jeolojik birimler olan doğal yeraltı akiferlerinde (yeraltı suyunu taşıyan geçirimli katmanlarda) toplanır.

 

 

Doğal maden suyunu bulmak için yerkabuğunun çok derinlerine inmek gerekir. Dünya çapında sınırlı sayıda kaynak bulunmaktadır. Kızılay maden suyu, 250 metre derinliğe kadar olan kaynaklardan gelmektedir.

 

Kızılay Maden Suyu Nasıl Oluşur?

 

Maden suyu doğanın nadide mucizelerinden biridir. Kızılay maden suyu, özel özelliklerini bölgelerin jeolojik kökenlerine borçludur. Gerolstein senklinalinde, yeraltında bölgesel kökenli karbonik asit, kalsiyum ve magnezyum içeren bir kireçtaşı olan dolomit ile temas eder. Suyun çözünmesini ve kayadan değerli mineralleri özümsemesini sağlayan karbonik asittir. Bu nedenle Kızılay Maden Suyu; özellikle kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat içeren doğal hâlde yüksek oranda mineralizedir. Kızılay’daki tüm minerallerin dengeli doğası, ona diğer maden sularında ayıran temiz ve ferahlatıcı doğal bir tat vererek kaynaktan tüketicilere ulaştırılır. Kızılay Maden Suyu, doğal kalitesini korumak için doğrudan kaynağında şişelenir; yani kökeninden itibaren saf ve otantiktir.

Kalite Her Şeyden Önemlidir

 

Kızılay maden suyu doğal bir mucizedir. Kızılay maden suyunun başta kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat olmak üzere doğal dengeli mineralizasyona sahip, hoş ferahlatıcı ve temiz bir tat veren benzersiz bir yüksek kalitede ve ne kadar özel olduğunu görmek için mineral yapısının incelenmesi gerekir.

 

Toprağın derinliklerinde oluşmuş maden suyu şişelendiğinde doğal hâlinde mevcut her şeyiyle değişmeden kalacak şekilde, yer altı derinliklerinden toplandığı zamanki kadar taze ve bozulmamış olarak tüketeceklere ulaştırılır. Bunu garanti altına almak için kaynaktan şişelerin doldurulmasına kadar her bir üretim aşaması kalifiye personel tarafından ve en son teknolojinin yardımıyla izlenir. Ürün kontrolünün bir parçası olarak kimyasal analizler ve mikrobiyolojik araştırmalar yapılır. Doğal maden suları Türk Gıda Mevzuatı, Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmelik düzenlemelerine göre en sıkı kontrol edilen gıda maddeleri arasındadır. Kızılay maden suyunun otantisitesi hem yapılan kimyasal analizler ve mikrobiyolojik araştırmalarla hem de gıda maddelerine ilişkin yasal çerçeveyle sürekli kontrol altındadır.

 

Tadı Güzel Mi?

 

Bir şeyin bize iyi gelip gelmemesi pek çok farklı etmene bağlıdır. Birincisi, dilin tat alıcıları yiyecekleri tatlarına göre sınıflandırır. İkincisi, burun tarafından alınan aromalar çok önemli bir rol oynar. Maden suları aynı zamanda doğal içeriklerinin bileşimine göre de tat bakımından farklılık gösterirler. Çok narin olabilirler ama aynı zamanda çok belirgin olabilirler. Daha az mineral içeren maden suyunun tadı ekşi olabilir çünkü karbonik asit tada hâkimdir. Her mineralin kendine özgü bir tadı vardır. Örneğin su çok fazla sülfat içeriyorsa genellikle hafif acı bir tada sahiptir. Klorür ile birleşen sodyum, maden suyuna tuzlu bir tat verir. Bu nedenle önemli olan sadece mineralizasyon miktarı değil aynı zamanda bileşenlerin doğası ve dengesidir.

 

Mineraller Nasıl Çalışır?

 

Mineraller, aynen vitaminler gibi günlük beslenmenin bir parçası olması gereken inorganik maddelerdir. Mineraller, iskeletin ve dişlerin güçlendirilmesi ve korunması, sinir sisteminin çalışması ve vücudun su dengesinin korunması dâhil olmak üzere vücudun karmaşık metabolik süreçlerinde birçok işleve hizmet eder. Mineraller ayrıca hormonların ve enzimlerin önemli bileşenleridir. Kısaca söylemek gerekirse vücudun ve zihnin düzgün çalışması için mineraller hayati öneme sahiptir. Kızılay maden suyu doğal kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat içeriği ile ayırt edilir.

 

Sodyum (Na): Sodyum vücudumuzdaki su ve asit-baz dengesinin korunmasında önemli bir rol oynar. Sodyum yalnızca asit-baz dengemizi stabilize etmede anahtar değildir, aynı zamanda sindirim sularımızın da önemli bir bileşenidir. Ayrıca sodyum, sinir hücrelerinin korunması için hayati öneme sahiptir. Günlük alınması gereken sodyum miktarı 375 mg’dır.

 

Potasyum (K): Potasyum, sodyum ile birlikte vücudun su ve asit-baz dengesinde önemli bir rol oynar. Potasyum vücudumuzdaki sıvıların dengesini düzenler, asit-baz dengesini stabilize eder ve çeşitli enzimleri harekete geçirir. Potasyum, kalbin uyarı üretimi ve iletimi için özellikle önemlidir. Günlük alınması gereken potasyum miktarı 2.000-3.000 mg’dır.

 

Kalsiyum (Ca): Kalsiyum, kemik maddesi ve diş minesindeki en önemli mineraldir. Kalsiyumun %99'u iskeletimizde depolanır. Kalan kalsiyum, vücudumuzun kan pıhtılaşmasını, kas kasılmalarını ve kalbin aktivitesini stabilize etmeye ve düzenlemeye yardımcı olur. Günlük alınması gereken kalsiyum miktarı 800 mg’dır.

 

Magnezyum (Mg): Magnezyum büyük ölçüde iskeletimizde ve kaslarımızda bulunur, aynı zamanda diğer somatik hücrelerde de bulunur. Magnezyum, başta protein ve karbonhidrat metabolizması olmak üzere sayısız metabolik süreçte yer alır. Günlük alınması gereken magnezyum miktarı 375 mg’dır.

 

Bikarbonat (HCO3): Hidrojen karbonat, kanın pH değerini düzenler ve kas hücreleri için önemlidir. Hidrojen karbonat olarak da bilinen bikarbonat, vücudumuzdaki asit-baz dengesinin, yani pH değerinin korunmasından sorumludur. Bir baz veya alkalidir, bu nedenle asitlerin önemli bir “rakibi”dir. Bikarbonat bir asit tamponu olarak çalışır. Vücut metabolizma sırasında bikarbonat üretir, ancak genellikle vücudun verimli bir şekilde çalışması için ihtiyaç duyduğu asit-baz dengesini düzenlemek için yeterli değildir. Bikarbonat, tüm maden sularının doğal bir bileşenidir. Kireçtaşı bakımından zengin bölgelerden elde edilen maden suları tipik olarak yüksek bikarbonat içeriğine sahiptir. Bikarbonat asitlerin tamponlanmasında hayati bir rol oynar ve maden suyunun hoş bir temiz ve ferahlatıcı tadı olmasını sağlar.

Minerallerin Önemi

 

Mineraller, vücudun ihtiyaç duyduğu günlük temel besinlerdir. Ancak bunları vücudun kendisi üretemez. Bu nedenle yiyecek ve içeceklerden kalsiyum, magnezyum ve diğer minerallerin alınması gerekir. Mineraller tam olarak neden bu kadar önemlidir? Günlük gereksinimi nedir? Ve vücut neden maden suyundaki mineralleri bu kadar iyi emebilir ve kullanabilir?

 

Kalsiyum ve Magnezyum gibi mineraller organizma için önemlidir. Vücut bu besinleri üretemez. Bu nedenle, insan vücudu minerallerin sağlanması için mineraller açısından zengin bir diyete bağımlıdır. Kızılay gibi yüksek mineral içeriğine sahip maden suyu, doğal bir mineral kaynağı olarak sağlıklı beslenmeye değerli bir katkı sağlayabilir.

 

İster işte ister spordan sonra veya sadece arada Kızılay maden suyu günlük yaşamda mükemmel bir arkadaştır. Susuzluğu giderir ve aynı zamanda vücuda vücudun kendi üretemeyeceği değerli mineraller ve eser elementler sağlar. Sadece 1 litre Afyon Kızılay maden suyu, günlük kalsiyum ihtiyacının %7’sini, Erzincan Kızılay maden suyu ise %5,9’nu sağlamaktadır. Magnezyum açısından ise 1 litre Afyon Kızılay maden suyu, günlük ihtiyacın %3,7’sini, Erzincan Kızılay maden suyu ise %83,2’sini sağlar.

 

Kızılay’daki benzersiz mineral dengesi biyoyararlanımlarını sağlar. Mineraller zaten çözülmüştür, böylece vücut onları çabucak emebilir. Minerallerin özellikle kalsiyum ve magnezyum oranı da maksimum kullanım sağlar.

 

Basitçe söylemek gerekirse biyoyararlanım, tüketilen besinin ne kadarının emildiği ve belirli bir zamanda tüketilen besin maddesinin gerçek miktarından vücuda sunulmasıdır. Tüm besinler yutulduktan sonra sindirim sisteminden kan dolaşımına ve daha sonra hücrelere geçse de biyoyararlanım çeşitli faktörlere bağlıdır. Maden suyunda kalsiyumun biyoyararlanımı %84 ve magnezyumun biyoyararlanımı %92'dir. Karşılaştırma olarak bir muzda kalsiyumun biyoyararlanımının yalnızca %38 ve magnezyumun biyoyararlanımının yalnızca %29 olduğu belirtilebilir.

 

Kızılay Maden Suları ve Sodyum

 

Yediğimiz içtiğimiz tüm gıdalar sodyum içerir. Bir şişe (200 cc) Afyon Kızılay maden suyu, günlük sodyum alımının %6,5’ni, Erzincan Kızılay maden suyu ise %1’ni sağlamaktadır. Meyve ve sebzeler, süt, et dâhil özellikle yemeklerimizi ve işlenmiş gıdaları dikkate alırsak bu değerler çok çok düşüktür.

İlgili Makaleler

Prof. Dr. Fatma Esra GÜNEŞ ve Dr. Öğr. Üyesi Şule AKTAÇ'ın kaleminden

Maden Suyu ve Beslenme

Dr. Öğr. Üyesi Özge SEÇMELER ve Yaşar SEVİMLİ'nin kaleminden

Sofranıza Lezzetli Bir Dokunuşun Tam Zamanı

Dr. Öğr. Üyesi Özge SEÇMELER ve Yaşar SEVİMLİ'nin kaleminden

Lezzetli Sofraların En Büyük Destekçisi Maden Suyu…

Madensuyu diyet listelerinin neden vazgeçilmezi